| |
SUNUŞ:
NEDEN EVRİM TEORİSİ?
Evrim teorisi ya da "Darwinizm" kavramlarını
duyan insanların bir bölümü, bu kavramların sadece biyolojinin
ilgi alanına girdiğini ve kendi yaşamları açısından
bir önem taşımadığını sanabilirler. Oysa, evrim teorisi,
biyolojik bir kavram olmanın ötesinde, dünya üzerinde
yaygın bir kitleyi etkisi altına almış yanlış bir felsefenin
altyapısını oluşturur.
Bu felsefe, sadece maddenin varlığını kabul
eden, insanı bir "madde yığını" olarak gören, insanın
gelişmiş bir hayvan türü olarak ortaya çıktığını ve
doğadaki tek geçerli kanunun "çatışma" olduğunu varsayan
bir öğretidir. İsmi "materyalizm"dir ve her ne kadar
bilim görüntüsü altında insanlara empoze edilse de,
bilimsel bir dayanağı bulunmayan eski bir dogmadır.
Eski Yunan'da doğan bu dogma, 18. yüzyılda bazı Avrupalı
düşünürler tarafından yeniden tarihin tozlu raflarından
çıkarılmış, 19. yüzyılda Marx, Darwin, Freud gibi teorisyenler
tarafından bilimlere uygulanmış, daha doğrusu çeşitli
bilim dalları materyalist felsefeye uydurulabilmek için
çarpıtılmıştır.
19. ve 20. yüzyıl materyalizmin kanlı bir
"deney alanı" olmuştur: Bu felsefeden kaynak bulan (veya
ona tepki görüntüsü altında onunla aynı temelleri paylaşan)
ideolojiler ve dünya görüşleri, dünyaya acımasızlık,
çatışma, savaş ve kaos getirmişlerdir. 20. yüzyılda
yaklaşık 120 milyon insanın yaşamına mal olan komünizm,
materyalist felsefenin siyasi uygulamasından başka bir
şey değildir. Materyalizme reddiye iddiasıyla ortaya
çıkan, oysa bu felsefenin çatışmacı temelini aynen benimseyen
faşizm, iki büyük dünya savaşının, sayısız soykırım,
katliam ve zulmün sorumlusudur.
Bu iki kanlı ideolojinin yanısıra, bireysel
ve toplumsal ahlak da materyalizm tarafından tahrip
edilmiştir. İnsanlar, materyalist felsefenin "sen, tesadüfen
ortaya çıkmış, kimseye karşı sorumluluğu olmayan gelişmiş
bir hayvansın" şeklindeki aldatıcı telkinine inandıkça,
inanç ve değerlerini yitirmeye başlamışlardır. Bunun
sonucunda pek çok toplumda, sevgi, merhamet, fedakarlık,
dürüstlük, adalet gibi ahlaki erdemler dejenere olmuştur.
Materyalizmin, "doğanın kuralı çatışmadır" şeklindeki
dogmasına kanan insanlar, tüm hayatlarını diğer insanlara
karşı yürütülen bir "çıkar çatışması" olarak görmüş
ve görünüşte modern, ancak özde "orman kanunlarına"
göre düzenlenmiş bir yaşam kurmuştur.
| 
|
| Karl
Marx, Darwin'in teorisinin materyalizme ve dolayısıyla
komünist ideolojiye büyük bir temel sağladığını
açıkça belirtmişti. Marx, Darwin'e olan sempatisini,
en büyük eseri sayılan Das Kapital'i Darwin'e
ithaf ederek de göstermişti. Kitabın Almanca baskısına
el yazısıyla şöyle yazmıştı: "Charles Darwin'e,
ateşli bir hayranı olan Karl Marx'tan" (solda) |
Kısacası, son iki yüzyıldır
insanlığa isabet eden belalarda, materyalist felsefenin
büyük bir rolü vardır. İnsanlar arasındaki farklılıkların
bir "çatışma" nedeni olduğunu varsayan her türlü düşüncede,
bu felsefenin izlerini bulabilirsiniz. Sözde din adına
ortaya çıkan, ama masum insanların canına kast ederek
dine göre en büyük günahlardan birini işleyen teröristlerin
kökeninde bile...
Evrim teorisi bu noktada çok önemlidir. Çünkü
insanları materyalist felsefeye sürükleyen, onlara bu
dogmayı "bilimsel" gibi gösteren en önemli unsur, Darwin'in
evrim teorisidir. Komünizmin kurucusu Karl Marx'ın ifadesiyle,
Darwin'in teorisi materyalizmin "doğabilimleri açısından
temeli"dir.1
Oysa bu temel çürüktür ve insanlık materyalizme inanarak
büyük bir aldanışa düşmektedir. Nitekim bu gerçek çağımızın
bilimsel bulguları tarafından ortaya konmaktadır. Darwin'in
evrim teorisi bilim tarafından reddedilmekte, bilimsel
bulgular dünya üzerinde varlığımızın kökeninin "yaratılış"
olduğunu göstermektedir: Evreni, canlıları ve biz insanları
Allah yaratmıştır.
Elinizdeki kitap bu gerçeği insanlara duyurmak
için yazıldı. Yazıldığı günden bu yana da ilk önce Türkiye'de,
ardından da dünyanın pek çok farklı ülkesinde milyonlarca
insana ulaştı. Kitap, orijinal yazım dili olan Türkçe'nin
ardından; İngilizce, Almanca, İtalyanca, İspanyolca,
Rusça, Arapça, Boşnakça, Arnavutça, Malayca ve Endonezyaca
gibi farklı dillere çevrilerek dünyanın pek çok farklı
ülkesindeki farklı kesimlerden okuyucular tarafından
ilgiyle izlendi.
Evrim Aldatmacası, Darwinist düşünceyi savunan
çevrelerde de yankı buldu. ABD'deki Bilim Eğitimi Ulusal
Merkezi (National Center for Science Education) tarafından
yayınlanan Reports dergisinin, 10 Kasım 1999 tarihli
sayısının kapağında Evrim Aldatmacası'nın resmi duruyordu
ve derginin yaklaşık 30 sayfası bu konuya ayrılmıştı.
22 Nisan 2000 tarihli New Scientist dergisi, "Burning
Darwin" başlıklı bir makalesinde, dünyada evrim teorisine
karşı yürütülen entellektüel kampanyada yazar Harun
Yahya'nın eserlerinin önemli bir yeri olduğunu vurguladı.
New Scientist, şöyle yazıyordu: "Harun Yahya uluslararası
bir kahraman. Kitapları İslam dünyasının her yanına
yayılmış durumda."
Bilim dünyasının lider dergisi Science'ın,
18 Mayıs 2001 tarihli ve "Yaratılışçılık Asya ve Avrupa'nın
Birleştiği Yerde Kök Salıyor" (Creationism Takes Root
Where Europe, Asia Meet) başlıklı bir makalesinde ise,
"Harun Yahya'nın kitaplarının pek çok yerde ders kitaplarından
bile daha etkili olduğu" belirtiliyordu.
Belirtmek gerekir ki, evrim teorisini savunan
bu ve benzeri bilimsel dergiler, Evrim Aldatmacası kitabını
önemle konu edinmelerine rağmen, kitapta yer alan bilimsel
delil ve argümanlara bir cevap getiremediler.
Getirmeleri de mümkün değildir, çünkü evrim
teorisi bilimsel bir çöküş içindedir. Evrim Aldatmacası
kitabının bu 3. Türkçe baskısı, daha da genişletilmiş
ve güncellenmiş olarak, bu çöküşü ortaya koymaktadır.
Kitabın bölümlerini okudukça, evrim teorisinin ileri
sürüldüğü gibi bilimsel bir gerçek değil, bilime rağmen
materyalizm uğruna yaşatılan bir dogma olduğunu göreceksiniz.
Kitabın son iki bölümünde ise, materyalizmin daha da
temel bir noktadan çürütülmesini okuyacak, tüm dünyaya
bakışınızı değiştirecek büyük bir gerçekle yüzyüze geleceksiniz.
Umulur ki Evrim Aldatmacası, 150 yıldır insanlığı
aldatan materyalist-Darwinist dogmanın çöküşüne katkıda
bulunmaya devam edecektir. Ve insanlara, nasıl var olduğumuz
ve bizi yaratan Allah'a karşı hangi sorumlulukları taşıdığımız
gibi reddettikleri veya yeterince düşünmedikleri bazı
temel gerçekleri hatırlatmayı sürdürecektir.
  
-
evrim bölümü indeksi -
1.
David Jorafsky, Soviet Marxism, Natural Science, s.
12.
|