| |
KUŞLARIN
VE MEMELİLERİN HAYALİ EVRİMİ
ATIN EVRİMİ SENARYOSU
Yakın bir zamana kadar, evrim teorisine
kanıt olarak gösterilen fosil sıralamalarının en başında,
atın sözde evrimine ait olduğu öne sürülen hayali bir
sıralama gelmekteydi. Oysa bugün pek çok evrimci, atın
evrimi senaryosunun geçersizliğini açıkça kabul eder.
Kasım 1980'de Chicago Doğa Tarihi Müzesi'nde 150 evrimcinin
katıldığı, dört gün süren ve kademeli evrim teorisinin
sorunlarının ele alındığı bir toplantıda söz alan evrimci
Boyce Rensberger, atın evrimi senaryosunun fosil kayıtlarında
hiçbir dayanağı olmadığını ve atın kademeli evrimleşmesi
gibi bir sürecin hiç yaşanmadığını şöyle anlatmıştır:
Yaklaşık
50 milyon yıl önce yaşamış dört tırnaklı, tilki büyüklüğündeki
canlılardan bugünün daha büyük tek tırnaklı atına bir
dizi kademeli değişim olduğunu öne süren ünlü atın evrimi
örneğinin geçersiz olduğu uzun zamandır bilinmektedir.
Kademeli değişim yerine, her türün fosilleri bütünüyle
farklı olarak ortaya çıkmakta, değişmeden kalmakta,
sonra da soyu tükenmektedir. Ara formlar bilinmemektedir.1
Rensberger, dürüst bir tutumla atın
evrimi senaryosundaki bu önemli açmazı dile getirirken
aslında tüm teorinin fosil kayıtlarındaki en büyük çıkmazını,
"ara-geçiş formları çıkmazı"nı gündeme getirmiştir.
Atın evrimi şemalarının sergilendiği "İngiltere
Doğa Tarihi Müzesi"nin yöneticilerinden ünlü evrimci
paleontolog Colin Patterson da, hala müzenin alt katında
duran bu sergi hakkında şunları söyler:
Hayatın
doğası hakkında her biri birbirinden hayali bir sürü
kötü hikaye vardır. Bunun en ünlü örneğiyse, belki
50 yıl önce hazırlanmış olan ve hala alt katta duran
atın evrimi sergisidir. Atın evrimi, birbirini izleyen
yüzlerce bilimsel kaynak tarafından büyük bir gerçek
gibi sunulmuştur. Ancak şimdi, bu tip iddiaları ortaya
atan kişilerin yaptıkları tahminlerin, yalnızca spekülasyon
olduklarını düşünüyorum.2
Peki
"atın evrimi" senaryosunun dayanağı nedir?
Bu senaryo, Hindistan, Güney Amerika, Kuzey Amerika
ve Avrupa'da değişik zamanlarda yaşamış, farklı tür
canlılara ait fosillerin evrimcilerin hayal güçleri
doğrultusunda küçükten büyüğe doğru dizilmesiyle oluşturulan
düzmece şemalarla ortaya atılmıştır. Değişik araştırmacıların
öne sürdükleri 20'den fazla değişik atın evrimi şeması
vardır. Hepsi de birbirinden farklı olan bu soy ağaçları
hakkında evrimciler arasında da görüş birliği yoktur.
Bu sıralamalardaki tek ortak nokta, 55 milyon yıl önceki
Eosen Devri'nde yaşamış "Eohippus" (Hyracotherium)
adlı köpek benzeri bir canlının atın ilk atası olduğuna
inanılmasıdır. Oysa atın milyonlarca yıl önce yok olmuş
atası olarak sunulan Eohippus, halen Afrika'da yaşayan
ve atla hiçbir ilgisi ve benzerliği olmayan "Hyrax"
isimli hayvanın aynısıdır.3
Atın evrimi iddiasının tutarsızlığı,
her geçen gün ortaya çıkan yeni fosil bulgularıyla daha
açık olarak anlaşılmaktadır. Eohippus ile aynı katmanda,
günümüzde yaşayan at cinslerinin de (Equus Nevadensis
ve Equus Occidentalis) fosillerinin bulunduğu tespit
edilmiştir.4
Bu, modern at ile onun sözde atasının
aynı zamanda yaşadığını göstermektedir ki, atın evrimi
diye bir sürecin hiçbir zaman yaşanmadığının en açık
kanıtıdır. Evrimci yazar Gordon
R. Taylor, Darwinizm'in açıklayamadığı konuları ele
alan The Great Evolution Mystery adlı kitabında at serileri
hikayesinin aslını şöyle anlatır:
| 
|
Bir müzede bulunan bu at serisi
diğerleri gibi değişik devirlerde değişik coğrafyalarda
yaşamış çeşitli hayvanların taraflı bir bakış açısıyla,
keyfi olarak birbiri ardına dizilmesiyle oluşturulur.
Atın evrimi senaryosunun fosil kayıtlarında hiçbir
dayanağı yoktur. |
Darwinizm'in
belki de en ciddi zaafiyeti, paleontologların, büyük
evrimsel değişiklikleri gösterecek olan akrabalık
ilişkilerini ve canlı sıralamalarını ortaya koyamamalarıdır...
At serisi genellikle bu konuda çözüme kavuşturulmuş
olan yegane örnek gibi gösterilir. Ama gerçek şudur
ki, Eohippus'tan Equus'a kadar uzanan sıralama çok
tutarsızdır. Bu sıralamanın, giderek artan bir vücut
büyüklüğünü gösterdiği iddia edilir, ama aslında sıralamanın
ileriki aşamalarına konan canlıların bazıları (sıralamanın
en başında yer alan) Eohippus'tan daha büyük değil,
daha küçüktürler. Farklı kaynaklardan gelen türlerin
bir araya getirilip ikna edici bir görüntüye sahip
olan bir sıralamada arka arkaya dizilmeleri mümkündür,
ama tarihte gerçekten bu sıralama çinde birbirlerine
izlediklerini gösteren hiçbir kanıt yoktur.5
Tüm bu gerçekler, evrimin en sağlam
delillerinden birisi gibi sunulan atın evrimi şemalarının,
hiçbir geçerliliğe sahip olmayan hayali sıralamalar olduklarını
ortaya koymuştur. Bu durum, evrim teorisinin ne derece
elle tutulur, ciddiye alınacak bir teori olduğunu göstermesi
ve savunucularının amaç ve yöntemlerini gözler önüne sermesi
açısından oldukça önemlidir.
  
-
evrim bölümü indeksi -
1.
Boyce Rensberger, Houston Chronicle, 5 Kasım 1980, Bölüm
4, s. 15.
2.
Colin Patterson, Harper’s, Şubat 1984, s. 60.
3.
Francis Hitching, The Neck of the Giraffe: Where Darwin
Went Wrong, New York: Ticknor and Fields, 1982, ss.
30-31.
4.
Francis Hitching, The Neck of the Giraffe, ss. 30-31.
5.
Gordon Rattray Taylor, The Great Evolution Mystery,
London: Sphere Books, 1984, s. 230
|